Asiye BAHAR
Asiye  BAHAR
abahar@vahsibati.net
Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum
  • 0
  • 44
  • 24 Haziran 2017 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

Ağrısız doğum ve Epidural doğum, Anne olma duygusu hamileliğin ilk aylarında başlar ve doğum sırasında en yüksek düzeye varır. Her anne adayının doyana kadar yaşamak arzusunda olduğu bir durum olan doğum, anne olanlar tarafından tanımlanan olağanüstü bir duygudur. Bu süreci tümüyle yaşamak isteyen hamile kişi çekeceği doğum sancısının korkusunu da içinde taşır. “Doğum sancısı” doğum için gerekli olan rahimdeki kaslarının kasılması ile ortaya çıkan çok kuvvetli bir ağrıdır hatta çoğu kadın tarafından hayatlarındaki en şiddetli sancı olarak bilinir. Hissedilecek ağrı ya da sancının miktarı bebeğin boyu, pozisyonu, pelvis genişliği, kasılmaların şiddeti, geçmiş yaşanmışlıklar ve beklentiler, ağrı eşiği ve pek çok sebepler gibi çeşitli etkenlere bağlıdır. Ne kadar ağrı yaşayacağınızı doğumu yaşamadan önce tahmin etmeniz olası bile değildir.

Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum

Bir kadının hayatındaki belki de en muhteşem deneyim olan doğum sürecini acılı bir deneyime çevirebilen bu ağrı ve sancıların doğumun gidişatını negatif yönde etkilemeden önleyebilmek için çok fazla araştırma yapılmış ve pek çok deneme yapılmıştır. Doğum ağrı ve sancılarının yumuşatılması veya yok edilmesi için damar yolu ile verilmekte olan ilaçların bir takım yan etkileri olabilmekte. Bu dezavantajların en önemlisi sarhoş olma ve uyku hali yaratmasıdır. Ayrıca mide bulantısı, istifra etme, solunumda güçlük çekme, kabızlık, kaşıntı ve idrar torbasında idrar birikmesi gibi etkiler görülebilmekte. Anne sütünün gelmeye başlaması ve emzirmenin başlangıcı gecikebilir. Bu sebeple alternatif yöntemler geliştirilmeye çalışılmıştır. Ağrısız doğum için lokal anestezi ilk defa 1900′lü yıllarda kullanılmıştır.

Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum
Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum

Elbette ki yeni bir uygulama olduğu için başlangıçta bazı olumsuz olaylar yaşanmış, fakat zamanla uygulanan klinik çalışmalar sonucunda günümüze kadar gelinmiş, yeni teknik, ilaç ve yöntemler ile epidural doğum konusunda uzman hale gelmiş anestezistler sayesinde, ağrısız doğum daha çok tercih edilen ve güvenli bir teknik olmaya başlamıştır. Epidural aralık, omuriliğin çevresinde bulunan zarla omurların arasında kalan bağ dokusunun arasındaki çok ufak hatta milimetrik boşluğa verilen addır. Bu aralığa amaca göre omuriliğin çeşitli bölümlerinden ilaç uygulanarak birçok cerrahi işlemin yapılması, operasyonun ardından yaşanan ağrılar ve kronik olarak devam eden ve geçirilemeyen ağrıların tedavisi olanaklıdır. Burada analjezi ve anestezi tanımlarını birbirinden ayırmak gerekmektedir. Analjezinin anlamı ağrısızlık, anestezinin ise duygusuzluktur. Normal doğum esnasında bel bölgesinden epidural yöntemle sağlanan analjezi, yani ağrının geçirilmesi yeterli olur iken, sezaryenle doğumda epidural anestezi uygulamak şarttır. İşlem yönünden her iki yöntem de aynıdır, tek farkı verilen ilaç dozlarındadır.

Halk tarafından “ağrısız doğum” olarak bilinmekte olan epidural analjezi ile doğum, günümüzde epey yaygınlaşmaktadır. Bel hizasına konulan milimetrik bir tüp olan impulslarının iletimi geçici olarak durdurulur ve ağrılı uyarının oluştuğu bölgede ağrı hissedilmez. Bu kısımda seçilen ilaç dozu yalnızca rahim kasılmaları esnasındaki ağrıyı bitirecek, fakat rahim kasılmalarını azaltmayarak doğumun normal gidişatında olumsuzluklara neden olmayacak şekilde ayarlanır. Bu yöntemde yalnızca sinir iletimi kapalı olur, dokunma duyusu ve hareket yitirilmez. Anne olacak kişi uygulamadan hemen sonra doğum süreci içerisinde oda içerisinde dolanabilir, her türlü ihtiyacını karşılayabilir. Rahim kaslarının kasılması ve doğuma anne adayının katılımı etkilenmez, anne doğum esnasında ağrıdan arınmış olarak fizyolojik olarak bebeğini kucağına alır.

Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum
Ağrısız Doğum ve Epidural Doğum

Doğum Anı

Genel olarak anne olacak kişilerin çocuğunu normal yolla dünyaya getirmek isterler ancak bazı durumlarda sezaryen gerekli olabilir. Bu durumda Epidural Anestezi uygulanması lazımdır. Teknik olarak uygulanan işlem aynıdır, epidural aralığa aynı kateter konulur fakat verilen ilaç dozu aynı değildir. Normal doğum sezaryene döndüğünde de uygulanan durum aynı kateterden ek ilaç verilerek epidural anestezi yapılmaktadır. Hamile kişi operasyon masasında belden aşağısı tümüyle uyuşmuş olarak yatar, fakat yattığı yerde ayaklarını hareket ettirebilir, yani epidural anestezi yapılmasından sonra bacaklarda hareketin tümüyle kaybolması olmamaktadır. Motor blok olarak bilinen hareket kaybının yaşanması durumu omurilik sıvısına lokal anestezik ilaç verilerek yapılan spinal anestezide görülür.

Spinal anestezi de son zamanlarda çokça yapılan bir anestezi türüdür. Bazen de epidural anestezi ile spinal anestezi uyumlaştırılarak birlikte yapılır. Spinal anestezinin avantajları teknik olarak epidural anesteziye göre daha basit uygulanabilmesi, etki başlama zamanının çok daha kısa olması vb. avantajlarına karşın, bacaklarda 4-5 saat devam eden hareketsizlik, bazen uygulamanın ardından görülen baş ağrısı, bulantı ve tansiyon düşmesi gibi istenmeyen yan etkileri bulunur. Burada anestezi doktoru kendi yaşanmışlığı ve becerisine doğru orantılı olarak hasta için en uygun yöntemi seçip hastasına öneride bulunacaktır.

Bir önceki yazımız olan Hamileliği Düşünmeden Önce Doktora Gidin! başlıklı makalemizde Hamileliği Düşünmeden Önce Doktora Gidin ve hamilelik düşünmeden önce yapılması gerekenler hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM